2 Ağustos 2014 Cumartesi

Bölüm 1: Kafalarda Düşüncenin Oluşması/ Arkadaşların birer birer yavrulaması


Kafalarda Düşüncenin Oluşması/ Arkadaşların birer birer yavrulaması

Aslında ben de yazarken tekil olarak kullanmalı mıyım diye düşünmedim değil. Ama işte önce bir kişinin beyninde, sanki periyodik cetvele eklenecek yeni bir element bulmuşcasına filizlenen bu düşünce, kısa zamanda virüs gibi diğer kişiye de sirayet eder.

Aslında yeni element falan bulduğunuz da yok. Evlenmişsiniz. En az 3 sene geçmiş. İş konuları belirli bir seviyede. Araba alınmış; ev belki. Aileler zaten daha önce şaka maiyetinde yapılan çocuk telkinlerini eşiniz üzerinde radyoaktif seviyeye çıkarmış durumda. Konuyu konuşmaya başlayınca, algıda seçicilik kavramını tam anlamıyla yaşarsınız: bütün evli arkadaşlarınızın çocuğu var. Bütün arkadaşlarınızın evlenmesi aslında daha önce konuşmamız gereken bir konuydu ama iş işten geçti zaten. Sosyal medya hesaplarınızda konserden çok baby shower, doğum günü, hastane çıkışı (böyle bir tekstil ürünü var. Sonra açıklayacağım)içindeki bebekler vb. fotolar almış yürümüş. Durumu sürü psikolojisi seviyesine indirmesek de tarafsız ve duygusuz bir yaklaşım veya bakış açısı bizi sürü psikolojisine ikna edebilir.

Korkunun ecele faydası yok: hiçbir zaman hazır olmayacağınızı fark ettiğin gün bunu eşine de anlatıyorsun. Bu seviyeden sonra tanımlaması bir acayip, aile ortamlarından bile rahatça konuşabildiğin(annen babanla!), pratikte bire bir aynı olmasına rağmen seks ile uzaktan yakından alakası olmayan bir aktivite dönemine giriyorsun: çalışma! Daha doğrusu çocuk yapma çalışması. Enişten ya da amcan gevrek bir ağız yapısıyla söylediği zaman daha da katlanılmaz oluyor. İşin kötüsü sen de bu döngünün içine giriyorsun şıp diye. Biz çocuk yapmaya karar verdik diye doktora gittiğin gün, vereceğin muayene ücreti karşılığında alacağın reçeteli cümleler: “e hadi eve gidin sevişin”, “sabahları şansınız yüksek”, “şu günlerde mutlaka yapın” vb. Doktordan çıkınca eşinin elini sıkıca tut. Artık ilişkiniz bambaşka bir seviyede. Çalışmalara devam.

4 ila 6 ay süren var. Çocuğu koyamazsan sancılı başka bir dönem seni bekliyor.

Alışveriş #1 : Eminönü


Eminönü: Bir İstanbul Fenomeni

Bebek için alışveriş yapılacak ya, eğer çok zengin değilseniz yolunuz değişik sebeplerden dolayı birden fazla olmak suretiyle Eminönü’ne düşecek.
1.       Nasıl Gidilir?

Hafta içi gitme ihtimaliniz varsa bunu değerlendirmeniz hakkınızda hayırlısı olacaktır. Hafta sonu metrekareye düşen insan sayısı anlatabilmek için hakkaniyetli bir benzetme yok maalesef.
 
Anadolu yakasından gidecekler için arabayı haremde bırakıp feribotla Sirkeci’ye geçmek en mantıklı seçenek. Avrupa yakası için ise Karaköy’deki katlı otoparkı tavsiye ederim. Çünkü Eminönü dediğimiz semtte otopark olayı sorunlu. Sirkeci’de TCDD’nin ve İspark’ın otoparkı, Ticaret üniversitesinin yanında ve Mısır Çarşısının yanında İspark otoparkı olmasına rağmen önlerinde her daim en az 20 arabalık bir sıra mevcut.





2.    Neden Gidilir?

Eminönü’nden ne alacağınıza göre kendinize bir rota belirlemeniz gerekli.
Tahtakale: Şekerleme, süs, ıvır zıvır

Havuzlu Han: Giysi, araba, yatak gibi her türlü bebek eşyası
Mısır Çarşısı: Turistlere yönelik

Mısır çarşısının hemen sağından, peynircilerin olduğu sokaktan yukarı doğru giriniz. İnanılmaz kalabalık bir darboğazdan geçip kurukahvecilerden sağa dönünüz. İşte bu sokak süs eşyası, doğumda verilecek lohusa şerbetinin konacağı plastik bardak, çikolata, şekerleme, sepet, it’s a baby boy gibi elzem ihtiyaçların giderilebileceği bir sokak.
Sokağın ilerisinde sağ taraftaki Rüstem Paşa camiinden sonra tahtacılar başlar. Camiden yukarı yani sola dönün. Oyuncakçıların bulunduğu sokaktasınız. Aynı zamanda 200 metre ileride sağ tarafta küçük bir dükkanda nazar boncuğu satılıyor. Buradan alabilirsiniz.

Bu sokakta yemek yemenizi tavsiye ederim. Tarihi köftesi özkan ve angus burger yapan Virginia var. Virginia’da çok kuyruk olabilir. Ayrıca çok bekleyebilirsiniz de. Buna değer.
Yukarı doğru devam edip Vakıfbak’tan sola aşağıya doğru sapın. Sol tarafınızdan Şark Han mevcut. Çin’den gelen her türlü hediyelik gereksiz materyalleri burada bulabilirsiniz. Aşağıya doğru devam ederseniz bebek nevresimi bulabileceğiniz bir iki dükkan var. İleride Yapı Kredi binasına kadar devam edin. Binanın olduğu meydandan sağa dönün. Birilerine Havuzlu Han’ı sorun.

Havuzlu han başka bir günün konusu ama yine de değinmekte fayda var: bildiğin bebek eşyaları hanı. Her şeyi bir günde almaya çalışmayın taşıyamazsınız. Taşırım ne olacak demeyin orası çok kalabalık. İnsanların arasından geçemez; geçsen de her sokağın sonunda bir torba eksilmiş olarak devam edebilirsin.
Sahile sallana sallana in. Arabanı bıraktığın lokasyona doğru ilerler. Çok sıcak bir gün seçme. Çok da geçe kalma.

1 Ağustos 2014 Cuma

baba olmak #1

Bazı kelimelerin ya da deyimlerin birden fazla anlamı vardır. Tanımlamalar sözlükte en çok bilinen ya da en çok kullanılandan başlayarak yapılır. Örnekler verilir. İşte baba kelimesi ve “baba olmak” terimi birden fazla anlam için güzel bir örnek.


Baba olmak ile başlayalım. Kısa bir Google aramasında sonra kutsallığından, vazgeçilmezliğine en çok kullanılan veya bilinen taraflarını 72 dilde açıklandığının görebilirsiniz. Sözlükte sonlara doğru belki en sonda yer alan bir açıklaması daha var: hamile bir eşinin olması.

Aslında, teknik olarak, eşinin hamile olması onu anne seni de baba adayı yapıyor. İşte hamile olacak sonra lohusa. Kısa ve zor geçen bir dönem olsa gerek. Yazı yazdığım tarih itibariyle henüz adaylık safhasındayım.
 
Süreçteki Kilometre Taşları
Kafalarda düşüncenin oluşması: Arkadaşların birer birer yavrulaması
 
Karar aşaması: Köprüden önce son çıkış
 
Aday Adaylığı: Hayatı değiştiren iki çizgi ve dış gebelik(iç mimarlık gibi bir şey) kavramı
 
Baba Adaylığı: Kredi kartı hesap özetini saymazsan romantik bir komedi tadında hayat
 
Buradan sonrakiler beklentilerim. Yaşadıkça düzeltecek ve yeni safhalar ekleyeceğimdir.
Doğum: Sünnetten sonra önemli bir aktivite
Fresh daddy: Uykusuz her gece
Sorumlu ebeveyn: Çocuğa biraz da sen baksan
Okul: Freedom
İkinci çocuk: Hayattan ders almayanların hikayesi
P.S: Bugün 35. Hafta bitti.